Kireçlenme Nasıl Oluşur?

Kireçlenme: kıkırdak hücrelerinin yıkım ve hücre dışı matriks (içinde birçok biyolojik olayın meydana geldiği, akıcılığı az, cansız bir sıvı ortam) sentezi arasındaki dengenin korunamaması sonucu gelişir. Eklem kıkırdağındaki yetmezliktir. Bu durum; kıkırdak, kemik ve sinovyumun (hareketli bir eklemin çevresindeki kapsü­lü saran zar) birbiri ile etkileşimli hasarlanması ve tamirini içeren hastalıklı bir süreçtir.


Kireçlenmenin nasıl ilerlediğini anlamak için normal bir eklemin nasıl çalıştığını bilmemiz gerekir. Eklemlerimizin birçoğu, kemiklerin yalnızca belirli doğrultularda hareket etmesini sağlayacak yapılara sahiptir. Kemik uçları kartilaj adı verilen ince bir kıkırdak katmanı ile kaplıdır. Bu yapı eklem üzerindeki etkileri azaltır ve eklem üzerine bir basınç uygulanması durumunda, güçlerin eşit olarak dağılmasını sağlar.

 

Eklemde osteoartrit gelişmesi durumunda, kartilaj zamanla pürüzlü hale gelir ve kartilaj incelirken altta bulunan kemik kalınlaşmaya başlar. Eklemin ucunda bulunan kemik ise dışarıya doğru uzamaya başlar. Sinovyum hafifçe şişmeye başlar ve daha fazla sıvı üretebilir. Bu ise eklemin hafifçe şişmesine neden olur. Kapsül ve ligamentler (bağ), şekli değişmekte olan eklemi sabit hale getirmek ister gibi hafifçe incelmeye ve kısalmaya başlar. Bu durumda eklemi hareket ettiren kaslar zayıflayabilir, incelebilir hatta işlevsiz hale gelebilir.
 

Diz osteoartritinde en erken değişiklik eklem kıkırdağında olur. Kıkırdakta incelme sonucu eklem aralığı daralır. Kıkırdak altındaki kemiklerde de incelmeler ve yıpranmalar olur. Ayrıca eklem kenarlarında kemiksi çıkıntılar (osteofit) oluşur. Eklem kalınlaşmış olarak görülür. Eklem çevresi kaslarında ağrı sebebiyle kullanılmamaya bağlı incelmeler olur. Ayrıca eklemin iç yanında pannikülit adı verilen yağ lobülleri vardır. Bunlar çoğu zaman ağrılıdır. Ayrıca zaman zaman eklemlerde iltihaplanma olabilir (sıvı toplanması ). Kireçlenmenin semptomatik tedavisinde esas amaç ağrının azaltılıp, hastanın yaşam kalitesini arttırmaktır. β-endorfinler, ağrının azaltılmasından sorumlu hormonlardır. Bu nedenle kireçlenmenin semptomatik tedavisinde β-endorfin miktarını arttırmak tavsiye edilir.
 

CONTRACİT KEMİK EKLEM AĞRILARININ GİDERİLMESİNE NASIL ETKİ EDER?
 

β-endorfinler, canlılarda birçok vücut fonksiyonunun oluşmasında etkili bir hormondur. Ağrı kesici özelliği ile organizmanın strese cevabı olarak değerlendirilen β-endorfin, vücuttaki diğer hormonlarla etkileşerek hormonal sistemin düzenlenmesinin yanında, hormonal sistem ile diğer sistemler arasında düzenleyici ve modulator görevler üstlenmiştir. β-endorfinler, beyinde ve perifer organlarda sentezlenen ve en belirgin özelliği ağrı kesmek olan polipeptid yapısında moleküllerdir.
 

Alkali ortamda plazma β-endorfin seviyesi önemli ölçüde arttığı yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Az sayıdaki deneysel çalışmada β-endorfin ve onun opioid reseptör sisteminin enflamatuar süreçlerin fizyopatolojisinde rol oynadığı gösterilmiştir. Bu nedenle kemik eklem ağrılarını azaltmak için mineral sitrat takviyeleri ile ortamı alkali yapıp, β-endorfin seviyeleri arttırılmalıdır.

 (Alkaline Mineral Supplementation Decreases Pain in Rheumatoid Arthritis Patients: A Pilot Study).

(Supplementation with alkaline minerals reduces symptoms in patients with cronic low back pain)

(The Alkaline Diet: Is There Evidence That an Alkaline pH Diet Benefits Health?)